Çok uzun zaman oldu bloguma yazmayalı, tarihleri kontrol ettiğimdede yine aynı uzun zamanları ve düzensizliği görebiliyorum. Akşama kadar bilgisayar başında çalışsa da insan işlerin yoğunluğu, sıkıntısı unutturuyor kendine ait şeyleri.
Ama yinede insanlara faydalı olmak onları mutlu etmek her şeye değer gibi yapmacık bir cümle kurmayacağım! Tamam bunlar önemli şeyler fakat insan kendini unutup, bütün enerjisini başka insanlar için sarfettiği zaman belli bir süre sonra hem işten hemde yaşamdan sıkılmaya başlıyor. Evlenmek üzere olan bir kişinin iş sıkıntılara ek olarak ev kurmak, düğün yapmak gibi sıkıntıları da var. Tatlı sıkıntılar bunlar tabiki! (nişanlımın bu yazıyı okuması ihtimaline karşılık yazdım:) )
Evlilik telaşelerine gelelim. İlk olarak en büyük sorun ev almak. Eğer karı-koca çalışıyorlarsa bu biraz daha kolaylaştırıyor işi, “birinizin maaşı krediyi öder, diğerinizin maaşıylada evi geçindirirsiniz” çevremde ki 3000 kişinin kurduğu cümleyi yazdım buraya zira o kadar insan yanılıyor olamaz ![]()
İkincisi ev eşyası almak. Türk gelenek, göreneklerine göre erkeğin ve kızın alması gereken eşyalar var. Erkek tarafı yatak odası, oturma odası, buzdolabı, televizyon alırken, kız tarafı; mutfak takımı, çatal, kaşık, bıçak seti ve çok nadir kullanacakları 84 parça yemek takımını alıyor. Bu gelenek ve görenekleri saçma bulup biz herşeyimizi ortak yapacağız diyen kız ve erkeklerde aynı eşyaları alıyorlar. Borcam falan düğünde geliyor zaten. Borcam demişken Umut Sarıkaya’nın o müthiş karikatürünü koymadan geçmeyeyim.

(Karikatürü büyütmek için üzerine tıklayın)
Evet ev eşyası bölümünü de sağ salim geçtikten sonra her kızın hayali olan (daha fazla…)



